20 Mart 2012 Salı

KOMŞU KOMŞU HUUUU..!!!

Bir Minik Asya  nın geçen gün ki çiçeklerini görünce çok imrendim.


en çok istediğim şey çiçeklerle dolu bir bahçe hadi o da olmadı balkonundan çiçekler taşan bir ev.


 2 tane mor  menekşem var.saksısını değiştirmem için bekliyor. dışarı çıkılacak toprak alınacak. teoride planlaması kolay olsa da pratikte uygulaması zor bir iş.minnak pıtırcıklarımı bırakacağım ,öncelikle uyku saatlerine denk gelmesi gerekiyor.karınları tok olması gerekiyor ki ben dönene kadar mızmızlanmasınlar.
hadi çıktım diyelim ya aklımdan geçenler .uyandılar mı?acaba ağlıyorlar mı?annem mama vermeden yetişeyim ki emsinler.


artık birkaç saatliğine dışarı çıkabiliyorum ama tek başıma çünkü eşim ve annem onların yanında kalıyor.
bazen de iki parçaya bölünüyoruz.ben birini alıyorum.diğeri annemle evde kalıyor.sıraya koyduk. 
oppsss
şimdi bu yazı ilk başladığı yerden sola doğru dönüş yaptı gidiyor. ben asıl anlatmak istediklerime döneyim burdan devam.


ah keşke şu blog alemindekilerle komşu olsak.
eskiden komşular birbirlerine çok sevdikleri çiçeklerden bir dal kırıp verirlerdi. tutardı o da.annemlerin birbirlerinden fide alış-verişi yaptığını hatırlıyorum.kazak,dantel örnekleri.kek börek tarifleri.

hem eskiden komşuluklar da komşulukmuş hani. şimdi ölsek kalsak ölümüz kokar. annem böyle diyor. İstanbul'u pek sevmedi bu yönden. İzmir de öyle mi?sabah kalkınca eğer bir komşudan hala ses gelmiyorsa : HUU EVDE MİSİN? diye aranır.bu bir bakıma insana yalnız olmadığını önemsendiğini hissettiriyor.
geçen ay annemin izmirde ki kapı komşusu vefat etti. çok üzüldük çok.Biz İstanbuldan tatil için İzmire gittiğimizde bizi ilk gören karşılayan Şükriye teyzeydi.geçen mayıs ayında oraya gideceğimi öğrenince hamileyim diye bahçesinde ki dutlardan bana da ayırmış toplatmamış kimseye şirin gelecek diye. Allah razı olsun biz ondan razıyız mekanı cennet olsun.
ama durun bu şükriye teyze ile ilk tanışmamız çok anormal olmuştu. yılların hayaliyle aldığımız evimize yeni taşınmıştık daha 1-2 hafta oldu olmadı. gece karanlığında kapı çaldı. annem pencereyi açıp kimo demeye kalmadan kafasında kocaman korkunç bir maskeyle bööööö demesinler mi ?(tabii işbirlikçileri torunları)
ayyyy ödümüz koptu. kardeşim küçük. kuzenler var. ağla ağla canımız çıkmıştı .annemde kızım 40 gün içinde ölürse senden bilirim diye çıkışmıştı. işte sonra  biz iyi bir komşu olduk.
velhasıl
 bir fincan şeker,  evde kalmamış soğanın var mı?
mesela bu akşam kek yapacağım k.tozu yok. isteyecek komşuda tabii. ya da belki sorun bendedir.girip çıkamıyorum. hadi sana bi kahveye geldim diyemiyorum.
 burdan da anlaşılıyor ki benim komşuya ihtiyacım var.
yalnızmıyım (lan) ben?ezik miyim yoksa?

şimdi.... konuya başlangıç, gelişme ve sonuç belki pek bağlantılı olmadı ama ben derdimi anlattım galiba.

6 yorum:

  1. aynı dertten muzdaribim komşum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah komşumsenin için üzüldüm.

      Sil
  2. ahhhhhh bende istiyorum bi komşu .. hele ki dediğin komşuluğun çok içten olduğu bi mahallede büyüyüp evlenince bu apartman olayını hiç sevmedim.... hep hayal ediorum blog aleminden postlarını takip ettiğim bazı cici annelerlede komşu olsaydım die:))))
    var mı apartmanınızda boş daire :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insan sudan çıkmış balığa dönüyor.karşı binada var gelsen ne güzel olur:)

      Sil
  3. :)) çok güzel anlatmışsın şirin anne derdini.. ben o güzel komşulara sahip olduğum için çok şanslıyım galiba.. en çok istediğim şeyde mayalık yoğurt :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hah ondan bize de lazım malum ek gıdaya başlıyoruz.ne mutlu sana:)

      Sil

şirin yorumlarınızı okumayı seviyorum..hadi bakalım sen de yaz bişeyler..